Kimerizm (chimerism)

Normalde gebeliğin oluşması için bir adet dişi yumurta hücresi (oosit) ve bir adet erkek yumurta hücresinin (sperm) birleşmesi gerekir (bkz: gebeliğin oluşumu). İki adet yumurta hücresinin iki adet sperm hücresi ile birleşmesi durumunda ikiz gebelik meydana gelir (bkz: çift yumurta ikizleri). Çok nadiren gerçekleşen kimerizm durumunda iki yumurta ve iki spermin birleşmesinden oluşan 2 adet döllenmiş yumurta daha sonra birleşerek tek bir fetus meydana getirirler. Oluşan fetus yani daha sonra doğan bebek aslında iki kardeşin genetik yapısından ve dokularından oluşan tek bir canlı gibidir. Kimerizm olayıyla meydana gelen bu canlıya “kimer” veya “kimerik insan” adı verilir. Sadece insanlarda değil diğer canlılarda da çok nadiren görülebilen bir olaydır. Olay bazen tetragametik kimerizm olarak da adlandırılır çünkü 2 yumurta hücresi ve 2 sperm hücresi olmak üzere toplam 4 hücrenin birleşmesi ile meydana gelen bir canlı sözkonusudur (tetra: dört).
İki adet döllenmiş yumurtanın birleşmesi blastomer aşamasında veya gastrula aşamasında meydana gelir.

Kimerizm (chimerism) nedeniyle karışıklığa neden olan bir diğer tür olay da bebeğin annesine ait olup olmadığının araştırıldığı durumlar. (kimerizm testi) Kimerik insan yetişkin yaşa gelip hamile kaldığında doğacak bebek normalde kimerik olmayacaktır ve annenin yumurtalığından gelen hücre ile babadan gelen spermin birleşmesinden oluşan bir genetik yapıya sahip olacaktır. Annenin vücudunda farklı dokularda 2 ayrı genetik yapı mevcuttur ancak bebek bunlardan sadece birisini almıştır. Bebek anneye ait mi diye yapılacak bir genetik araştırmada anneden alınan genetik materyal bebek ile farklı çıkabilir. Anneden alınan başka bir doku örneği bebek ile aynı da çıkabilir. Bu şekilde yaşanan kriminal problemler olmuştur. Bu konuda ilginç bir hikayeye şu linkten ulaşabilirsiniz (olay 1).
Kimerik insan ile annesi arasında yapılacak bir annelik incelemesinde problem yaşanmayacaktır, hangi dokudan alınırsa alınsın örnek anne ile uyumlu çıkacaktır.

Mitolojide kimera (Chimera):
Kimerizm ismi mitolojideki kimera’dan gelmektedir. Kimera vücudu üç farklı hayvanın karışımından oluşan (aslan, keçi, yılan) bir canlıdır mitolojide. Antalya’nın Çıralı beldesinde Yanartaş adı verilen bölgede bulunan hiç sönmeden yerden çıkan alevler bu canlının ağzından fışkıran alevler olarak betimlenmiştir (kaynak 1, kaynak 2).

Mikrokimerizm (Microchimerism)
Mikrokimerizm bir canlıya ait az sayıda hücrenin başka bir canlıda bulunmasıdır. Kimerizmdeki gibi iki ayrı canlıyı oluşturacak hücreler birleşerek tek bir canlı meydana getirmez. Mikrokimerizm (Mc) en sık gözlendiği durum gebelilktir. Mikrokimerizmi açıklayan en güzel örnek gebelik sırasında bebeğe ait bazı hücrelerin anneye geçerek annenin bazı dokularında kalmasıdır. Tam tersi şekilde anneye ait hücreler gebelik sırasında bebeğe geçerek doğumdan sonra da bebeğin vucudunda yıllarca kalabilir. Anne ve bebek arasındaki bu hücre geçişine fetomaternal mikrokimerizm denir. Yapılan bir araştırmada anne kanında 27 yıl önce doğan bebeğe ait hücreler bulunduğu saptanmıştır (kaynak).
Mikrokimerizm’in insanlarda (kadınlarda) öncelikle otoimmun hastalıklar olmak üzere çeşitli hastalıklar ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir ve bu yönde yoğun araştırmalar vardır.
Gebelik dışında kan transfüzyonu ve organ nakli gibi uygulamalar da mikrokimerizme neden olabilir.

ikiz veya üçüz gebelik izlenmesi

Gebeliğin başlangıcında ilk haftalarda ikiz veya üçüz gebelik izlenmesine rağmen daha sonraki dönemde bu gebelik keselerinden bazılarının kaybolarak tekiz gebeliği dönüşmesine kaybolan ikiz sendromu (vanishing twin) denir. Bu aslında sık rastlanılan bir duruımdur ve bir araştırmada gebeliğin 6 ile 12. haftaları arasında iki haftada bir ultrasonografi (USG) yapılarak takip edilen 549 ikiz gebeliğin %36’sında gebelik keselerinden birinin zamanla kaybolduğu gözlenmiştir. Bundan dolayı gebeliğin erken dönemlerinde ultrasonla ikiz (veya üçüz) gebelik görülmesi haliinde anne ve baba adayları bu gebeliklerden birinin kaybolabilme ihtimali olduğunu bilmelidir, mutlaka ikiz doğum olacak şeklinde şartlanmamalıdır.

Bu kaybolma olayı sırasında genellikle anne adayı farketmez ve bir şikayet yaratmaz, nadiren hafif kanama veya ağrı şikayeti olabilir. Olay gebeliğin erken haftalarında geliştiği için kalan fetus için bir risk oluşturmamaktadır. Anne veya kalan fetus için herhangi bir ilaç tedavisine gerek yoktur. Nadiren gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterlerinde (12. haftadan sonra) ikizlerden birisinin ölmesi durumunda kalan ikiz için bazı riskler sözkonusu olmaktadır. Kaybolan ikiz sendromunun sebebi bilinmemektedir. Halk arasında ikizlerden birinin yokolması, kaybolması, keselerden birinin sönmesi gibi isimler verilir.

İkizden ikize transfüzyon sendromunun komplikasyonları

Monokoryonik ikizlerde yani ikizlerin tek ortak bir plasentaya sahip olduğu durumlarda görülen bir komplikasyondur. Dikoryonik yani ayrı birer plasentaya sahip ikiz gebeliklerde görülmez. Bebeklerin ortak plasentaları arasında oluşan kan akımı ortaklığından dolayı oluşan bir durumdur. Daha fazla kan akımı olan bebeğe alıcı bebek, daha az kan akımı olan bebeğe ise verici bebek denir. Monokoryonik ikizlerin yaklaşık yüzde 15’inde görülür. İİTS’nin sonraki gebeliklerde tekrarlama riski son derece düşüktür.

Tanı:
Ultrasonda aşağıdaki durumların görülmesi İİTS (TTTS) geliştiği şeklinde şüphe yaratır:
– Fetuslar arasında %20’den fazla ağırlık farkı olması
– Amniyotik keseleri arasında büyüklük farkı olması
– Kordon kalınlıkları arasında fark olması
– Plasentanın tek olması
– Alıcı bebekte kalp yetmezliği bulguları olması
– Alıcı fetusta polihidrasmios (suyunun fazla olması), verici fetusta oligohidramnios (suyunun az olması)
– Cinsiyetlerin aynı olması
– Alıcı bebekte idrar torbasının büyük olması, verici bebekte küçük olması
– Bebeklerden birinde hidrops izlenmesi (kalp etrafında ve akciğerlerde sıvı toplanması, karın boşluğu içinde sıvı olması, ciltte ödem)

Ciddi oligohidramniyos mevcut olan durumlarda verici fetus kenarda sıkışmış halde izlenir, buna stuck twin sendromu denir.

TTTS’nin ultrason ve doppler bulgularından faydalanılarak Quintero evreleme sistemine göre evreleme yapılır (kaynak). Bu sisteme göre:
– Evre 1: Verici ikizin mesanesinde idrar vardır.
– Evre 2: Verici ikizin mesanesinde idrar izlenmez.
– Evre 3: Anormal doppler bulguları vardır.
– Evre 4: İkizlerden birinde hidrops vardır.
– Evre 5: İkizlerden biri veya ikisi ölmüştür.

Tedavi:
Tedavi için amnion sıvısı olan bebeğin sıvısının gebelik boyunca gerektikçe alınması yani amniyoredüksiyon işlemi yapılabilmektedir. Bebekler arasındaki amniyon zarının bir iğne ile yırtılması (septostomi) işlemi de suyu az olan bebeğ amnion sıvısı geçmesini sağlayarak fayda sağlayan bir işlemdir. Plasentada bağlantı halinde olan damarlara lazer uygulaması yapılarak bebekler arasında kan akışı engellenmeye çalışılmaktadır. Bebeklerin yaşayabileceği uygun gelişimi tamamladıkları düşünüldüğünde doğum gerçekleştirilir.

İkizden ikize transfüzyon sendromunun komplikasyonları:
– Erken doğum
– Bebeklerde solunum, kalp, böbrek, beyin ve sindirim sistem problemleri
– Verici bebekte anemi
– Bebeklerde ölüm görülebilir